Konkordato Zırhı “Yeni Borçları” Korumaz: Komiser İzniyle Yapılan İşlemde İcra Yolu Açık
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, konkordato mühleti alan firmaların ticari hayatına devam ederken oluşturdukları yeni borçlar için kritik bir karara imza attı. Karara göre; geçici mühlet kararından sonra komiserin izniyle yapılan sözleşmelerden doğan borçlar ödenmezse, alacaklılar “konkordato yasağına” takılmadan derhal icra takibi başlatabilir.
Komiser İzniyle Yapılan İşlemde İcra Yolu Açık
Ekonomik darboğaza giren firmaların sığındığı “Konkordato” kurumu, genellikle borçluya karşı icra takiplerinin durması (takip yasağı) olarak bilinir. Ancak Yargıtay, bu koruma kalkanının sınırlarını net bir şekilde çizdi: Koruma “eski borçlar” içindir, süreç içinde doğan “yeni ve izinli borçlar” için değildir.
Yargıtay kararında, konkordato talebinde bulunulmasının ve mahkemece mühlet verilmesinin, borçlunun ticari faaliyetlerini durdurmadığı vurgulandı. Borçlu, işletmesini ayakta tutmak için hammadde almaya, üretim yapmaya ve üçüncü kişilerle borç ilişkisine girmeye devam eder.
Mahkeme, İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 308/c-4 maddesine dikkat çekti. Bu maddeye göre, mühlet kararından sonra komiserin izniyle akdedilen borçlar, “adi konkordato şartlarına” tabi değildir.
Bunun anlamı şudur:
7327 sayılı Kanunla yapılan değişikliğe atıfta bulunan Yargıtay 12. Hukuk Dairesi (2021/8132 K.), şu hükmü kesinleştirdi:
“Geçici mühletten sonra komiserin izni ile doğan borçların, temerrüdün gerçekleşmesi (vadesinde ödenmemesi) halinde, alacaklılar tarafından icra takibine konu yapılabileceği açıkça belirtilmiştir.”
Bu karar, konkordato ilan eden firmalarla ticaret yapmaktan çekinen tedarikçiler için bir güvence niteliği taşıyor. Tedarikçi, sattığı malın veya hizmetin faturasının “komiser onayıyla” kesilmesi halinde, parasını alamazsa icra takibi yapabileceğini ve konkordato yasaklarından etkilenmeyeceğini bilerek ticaretini sürdürebiliyor.
Konkordato, borçlunun “iflas etmeden” borçlarını ödeyebilmesi için verilen bir şanstır. Ancak bu şans denetimsiz değildir (Komiser) ve alacaklılar için belirli kısıtlamalar (Faiz/Takip) getirir.
Komiser, borçlunun avukatı veya danışmanı değildir; Mahkemenin **”gözü ve kulağı”**dır.
Mahkemece verilen “Geçici Mühlet” veya “Kesin Mühlet” kararı ile birlikte borçlu koruma kalkanına alınır.
Mühlet kararının faiz üzerindeki etkisi, alacağın türüne göre değişir:
| Alacak Türü | Mühlet Süresince Faiz Durumu |
| Adi (Teminatsız) Alacaklar | Faiz işlemesi DURUR. (Mühlet tarihinden itibaren). |
| Rehinli (İpotekli) Alacaklar | Faiz işlemeye DEVAM EDER. (Rehinle karşılanan miktar kadar). |
Rehinli alacaklılar (Genellikle Bankalar) diğerlerinden farklı bir statüdedir:
Konkordato komiseri, alacaklıları bir toplantıya davet eder. Bu toplantıda borçlunun sunduğu ödeme projesi (Örn: “Borçlarımın %70’ini 3 yılda ödeyeceğim, %30’undan vazgeçin”) oylanır.
Ancak kabul için “salt çoğunluk” yetmez, kanun koyucu hem küçük alacaklıyı hem de büyük alacaklıyı koruyan çifte bir denge kurmuştur.
Toplantı günü gelip oy kullananların sayısı yeterli olmayabilir. Kanun burada bir esneklik tanımıştır.
Konkordato projesinin kabul edilmiş sayılması için aşağıdaki İKİ SEÇENEKTEN BİRİNİN gerçekleşmesi zorunludur:
| Seçenek | Kişi Bazında Çoğunluk | Tutar (Alacak) Bazında Çoğunluk | Açıklama |
| 1. SEÇENEK | Kaydedilmiş alacaklıların YARISI (%50) | Kaydedilmiş alacak tutarının YARISI (%50) | Hem kişi sayısında hem de para miktarında yarıyı geçmek gerekir. |
| VEYA | |||
| 2. SEÇENEK | Kaydedilmiş alacaklıların DÖRTTE BİRİ (%25) | Kaydedilmiş alacak tutarının ÜÇTE İKİSİ (%66,6) | Az kişiyle çok büyük bir alacak tutarını temsil edenler kabul ederse de olur. |
Veriler:
Bu projenin kabul edilmesi için:
Alacaklılar “Evet” dese bile iş bitmez. Son sözü Asliye Ticaret Mahkemesi söyler. Mahkeme şunlara bakar:
Mahkeme de onaylarsa (Tasdik Kararı), konkordato tüm alacaklılar için bağlayıcı hale gelir.
İcra ve İflas Hukuku ile ilgili bu kapsamlı çalışma serisinin sonuna geldik.
KARAR ÖZETİ
Borçlu hakkında konkordato talepli dava açılması halinde, mühlet kararından sonra da borçlu ticari hayatına kaldığı yerden devam edeceği gibi 3. kişilerle alacak/borç ilişkilerine girecektir. Mühlet kararından sonra komiserin izniyle akdedilmiş borçların adi konkordato hükümleri içerisinde konkordato şartlarına tabi olmayacağı İİK ‘nın 308/c-4 maddesinde hüküm altına alınmıştır. 7327 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikle, geçici mühletten sonra komiserin izni ile doğan borçların, temerrüdün gerçekleşmesi halinde, alacaklılar tarafından icra takibine konu yapılabileceği açıkça belirtilmiştir (Yargıtay 12. HD. T:29/09/2021, E:2021/2784, K:2021/8132)