Adana Bölge Adliye Mahkemesi, İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 120. maddesi uyarınca alacaklıya tahsil yetkisi verilebilmesi için, dosyada haczi bulunan diğer tüm alacaklıların açık rızasının şart olduğuna hükmetti.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi, icra hukuku uygulamalarında sıklıkla tartışma konusu olan “yetki belgesi verilmesi” hususunda önemli bir karara imza attı. Mahkeme, borçlunun üçüncü şahıslardaki alacağını tahsil etmek isteyen bir alacaklının, hacze iştirak eden diğer tüm alacaklılardan muvafakat (onay) almaması halinde, kendisine tahsil yetkisi verilemeyeceğini kesin olarak karara bağladı.
Somut olayda, bir takip alacaklısı, borçlunun üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarını tahsil edebilmek veya bu haklar üzerinde dava açabilmek için İcra Müdürlüğünden İİK’nın 120. maddesi kapsamında yetki istedi. Ancak borçlunun dosyasına bakıldığında, alacaklar üzerinde başka icra dosyalarından da haciz konulduğu görüldü.
İcra Müdürlüğü, dosyada haczi bulunan diğer alacaklıların bu yetki devrine dair bir muvafakati (onayı) bulunmadığı gerekçesiyle talebi reddetti. Alacaklı vekili, kararı mahkemeye taşıdı ancak İlk Derece Mahkemesi de İcra Müdürlüğünün işlemini hukuka uygun buldu. Bunun üzerine dosya istinaf incelemesi için Adana Bölge Adliye Mahkemesi’ne taşındı.
Dosyayı inceleyen Adana BAM 10. Hukuk Dairesi (2025/2089 K.), yerel mahkemenin kararını onadı. Kararın gerekçesinde İİK Madde 120’nin açık hükmüne dikkat çekildi:
“Hacze iştirak eden bütün alacaklılar muvafakat ederlerse borçlunun borsada ve piyasada fiyatı olmayan alacakları… kendilerine veya hesaplarına olarak içlerinden birine devredilir.”
Mahkeme, bu yasa maddesinden anlaşılacağı üzere, yetki belgesi verilebilmesi için “hacze iştirak eden bütün alacaklıların muvafakatinin bulunmasının şart olduğunu” vurguladı. Dosya içerisinde diğer haciz alacaklılarının onay verdiğine dair herhangi bir belge bulunmadığından, davacının istinaf talebi reddedildi.
Bölge Adliye Mahkemesi, verdiği bu kararda Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin yerleşik içtihatlarına da (30/04/2019 tarihli, 2018/7208 E. – 2019/7160 K.) atıfta bulunarak, uygulamanın bu yönde istikrar kazandığını belirtti.
08.10.2025 tarihinde kesin karar olarak verilen bu hüküm, icra hukukunda şu prensipleri pekiştiriyor:
Bu karar, özellikle borçlunun hak ve alacakları üzerinde “haciz yığını” (birden fazla haciz) olan dosyalarda, alacaklı vekillerinin stratejisini değiştirmesini gerektiriyor. Karara göre:
Mahkemenin bu kararı, haciz alacaklıları arasında “halefiyet” ilkesinin ancak mutabakatla işleyebileceğini kesin olarak hükme bağlamış oldu.